Category: Bilmeniz Gerekenler

Yatırım

Yatırım, belirli bir kaynağın ya da değerin, gelir sağlamak amacı ile kalıcı bir biçimde kullanılmasıdır. Gayrimenkul yatırımı şu sıralar yatırım türlerinden en yaygın olanıdır. Gayrimenkul yatırımı, özellikle konut, arsa, tarla ve ticari alanda şu sıralar bir çok insanın tercih ettiği bir yatırım şeklidir.

Özellikle Kuzey Kıbrıs’ın büyüyen eğitim ve turizm potansiyeli beraberinde konut ve dükkan ihtiyacını da getirmektedir. Bunun yanında Kuzey Kıbrıs bulunduğu coğrafi konum, iklim ve denizi ile özellikle ilerleyen dönemlerde yatırımın gözde ülkelerinden biri olacaktır.

Çok sayıda otel ve casinonun bulunduğu ülke bir çok turisti ağırlamaktadır. Şu an için emlak fiyatları Avrupa standartlarının çok altındadır. En yakın komşumuz Güney de fiyatlar bölgesine göre yaklaşık 2 veya 4 kat daha fazladır. Olası bir çözümden sonra fiyatların hızlı bir şekilde tırmanışı içine geçeceğini tahmin etmek zor değildir.

EMLAK DÜNYASI olarak tecrübemizle sizi doğru yatırımlara yönlendirmek için yanınızdayız.

Detaylar

Satışda Dikkat Edilmesi Gerekenler

Türkler, dünyada gayrimenkul edinmeye en düşkün millet olarak biliniyor. İnsanımız, sahip olduğu gayrimenkuller oranında kendisini güvende sayıyor. Konutu olmayanlar, ömür boyu oluşturdukları birikimle mülk edinirken, konutu olanlar da ikinciyi üçüncüyü alıp çocuklarına bırakabilmeyi amaçlıyor. Oysa ülkemizde, vatandaşın kendi imkanlarıyla mülk edinebilmesi çok zor, hatta neredeyse imkansız. İşte bu noktada hükümetlere iş düşüyor. Vatandaşın ev sahibi olma özlemini gerçekleştirecek tek formül, yurt dışındaki yaygın yöntemle, kira öder gibi ev almanın yolunu açmak. Zira, sosyal devlet anlayışında, vatandaşların konut sahibi olmalarını sağlamak ve kolaylaştırmak hükümetlerin temel görevlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bunun yöntemi de, konut edinmek isteyenleri konut kredileriyle desteklemektir. ABD ve Avrupa pazarlarında 45 yıl önce devreye giren mortgage sistemi yaygınlaşmalı, ev almak için toplu paraya ihtiyaç kalmamalıdır. Bankacılık, Amerika ve Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de emlak sektörünün ayrılmaz bir parçası haline gelmelidir. Bugünlerde üstte bahsettiğimiz tabloya paralel gelişmeler nihayet yaşanıyor. Gayrimenkul leasing’i ve ipotek iki yeni enstrüman olarak piyasaya girdi. Yıllarca uzun vadeli kredi olanaklarından yoksun kalan gayrimenkul sektörü, ekonominin düzelmesiyle birlikte, düşen faizlerin de etkisiyle önce 10, sonra da 20 yıllık vadeleri konuşur oldu. Birkaç bankanın öncülüğünde başlayan bu uygulama, yakın geçmişte bir kez daha gündeme gelmişti. Ancak 2000 ve 2001 yılında yaşanan ekonomik krizler dolayısıyla yaygınlaşma fırsatı bulamadı. Ayrıca, o dönemde gerçekçi olmayan bir kredi geri ödeme sistemi uygulanmaktaydı. Bu kez başarılı olabilmek için öncelikle geri ödemede reel inşaat maliyetlerindeki artışın esas alınmalıdır. Konut finansmanının devlet tarafından kooperatiflere aktarılması içinde bulunduğumuz ortamda mümkün olmadığından, gelişmiş ülkelerde yaygın şekilde kullanılan ipotekli konut finansman modeli devreye sokulmalıdır. Nitekim, piyasaların istikrara kavuşmasıyla birlikte, 2003 yılının ikinci yarısından itibaren giderek artan bir şekilde ipotekli konut kredisi verilmeye başlanmıştır. Emlak sektörü eski parlak günlerine dönmek için profesyonelce hareket etmek zorundadır. Gelişmiş batılı ülkelerdeki mekanizmaların ülkemizde de işletilebilmesi için ekonomik istikrarın sağlanmalı, enflasyon aşağı çekilmeli, faiz oranlarının gerilemeli ve gelir dağılımının düzeltilmelidir. Türkiye’de, mortgage’in, yapımı tamamlanmamış konutlar için olduğuna dair yanlış bir algılama vardır. Yurtdışında bu sistem bitmiş konutlarda uygulanmaktadır. Dolayısıyla mortgage bir inşaat finansman modeli değil, vatandaşın konut edinmesini sağlayan bir sistemdir.
GAYRİMENKUL ALIM-SATIMINDA DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR
I – GİRİŞ
Gayrimenkul alanlar ve satanların, Vergi yasalarında ve Harçlar yasasında yer alan bazı özel hükümleri önceden bilmelerinde sayısız yarar var. Gayrimenkul alanların ; aldıkları gayrimenkulün geçmiş yıllarda emlak vergisi borcunun olup olmadığına , tapu değeri gösterilirken belirlenecek tutarın gelir vergisi ve harç yönünden taşıdığı özellikler , verilecek olan ilk emlak vergisi beyannamesi eşe yada çocuğa gayrimenkul alınması gibi hususlar dikkat edilmesi gereken başlıca noktaları oluşturuyor.
Gayrimenkul satanlarında; gayrimenkulün tapudaki satış değeri bu değerin gelir vergisi ve harç yönünden önemi , satıştan doğan kazancın gelir vergisi şirketlerin gayrimenkul satışındaki vergi istisnası gibi hususlarda , satıcının dikkat etmesi gereken noktaları oluşturuyor.
Aşağıda gayrimenkul alanların ve satanların dikkat edecekleri noktalar, ayrı ayrı başlıklar altında ele alınarak açıklanmaya çalışılmıştır.
II – GAYRİMENKULUN ALIMINDA DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR
* Gayrimenkulün Geçmiş Vergi Borcu
Özellikle , kullanılmış gayrimenkul alanların , gayrimenkulün geçmiş yıllardaki emlak vergisinin ödenip ödenmediğini başka bir anlatımla , emlak vergisi borcunun olup olmadığını araştırmalarında yarar vardır.
Bunun en pratik yolu , satıcıdaki makbuzları alıp kontrol etmek ve her ihtimale karşıda birer fotokopisini saklamaktır.
Emlak vergisi Yasası’nın 30.maddesinin son fıkrasına göre ; satış konusu gayrimenkulün , satıldığı yıl ve geçmiş yıllara ait ödenmemiş emlak vergisinin ödenmesinden , alıcı ve satıcı müteselsilen yani zincerleme olarak sorumlu tutulurlar. Gayrimenkulü satın alan kişi , ödediği geçmiş yıl emlak vergilerini faiziyle birlikte daha sonra önceki sahibine rücu edebilir .
* Gayrimenkulün Tapudaki Değeri
Gayrimenkulun tapudaki değeri birkaç açıdan önemlidir.
1 – Gelir Vergisi Açısından Gayrimenkullerin , iktisap yani edinme tarihinden itibaren 4 yıl içinde elden çıkarılmasından sağlanan kazanç ”Değer artışı kazancı” olarak beyan edilip gelir vergisinin ödenmesi gerekiyor (GVK geçici md. 56/D-6) Satın aldığı gayrimenkulü 4 yıl içinde elden çıkarmaları söz konusu olanların , gayrimenkulün maliyet bedeline esas olan , alış bedelini düşük göstermemelerinde yarar var. Aksi halde , 4 yıl içinde satılması sonucu ortaya gerçeğin de üzerinde bir kar çıkar.
2 – Harç Yönünden 2001 yılı başından itibaren gayrimenkullerin harca esas olan değeri yüzde 56 oranında arttı. Gayrimenkulün gerçek alış bedelinin tapu harcına esas olan tutardan düşük olması halinde , gerçek alış bedelinin tapu senedine yazılmasını tapu işlemleri sırasında talep etmek mümkündür. Bu durum özellikle kamu görevlilerini ”mal beyanı” yönünde önümüzdeki yıllarda da , vergi mükelleflerini de ”nereden buldun” sorgulaması yönünden ilgilendiriyor.
3 – Harcın Oranı Yönünden
Gayrimenkul alımı sırasında , hem alıcı hem de satıcı ; Tapu harcına esas değer üzerinden binde 15 oranında harcı ayrı ayrı öderler.
2007 Yılı Gayrimenkul Harçları : Oran (Binde)
Gayrimenkul alım-satımında (alıcı veya satıcı ayrı ayrı) : 15
Gayrimenkullerin,sermaye şirketlerine sermaye olarak konulması : 36
Yapı kooperatiflerinin,ortaklarına dağıttığı gayrimenkullerin tapu işlerinde : 1,8
Gayrimenkullerin mirasçılara intikalinde : 9
Gayrimenkullerin ifraz,taksim ve birleştirme işlerinden : 9
Gayrimenkul ipoteğinden sağlanan borç miktarı üzerinden : 3,6
Kira sözleşmelerinde,kira süresinin tapuya tescilinde,hesaplanacak kira tutarı üzerinden, sözleşme yoksa bir yıllık kira bedeli üzerinden : 5,4
Arazi ve arazi üzerine yeniden inşa olunan binaların tescilindeemlak (bina) vergisi değeri üzerinden : 15
Gayrimenkullerin,ölünceye kadar bakma anlaşmasına dayanarakedinilmesinde, emlak vergisi değeri üzerinden : 15
* Emlak Vergisi Beyannamesi
Gayrimenkul alanların “o yılın sonuna kadar” emlak vergisi beyannamesi vermeleri gerekiyor.buna göre örneğin ocak 2007’de gayrimenkul alanların en geç 31 aralık 2007’e kadar emlak vergisi beyannamesi vermeleri gerekiyor. (EVK md. 23/c) emlak vergisi ise izleyen yılda yani 2008 den itibaren ödenmeye başlanacak. Satıldığı yılın emlak vergisini ise satıcı ödeyecektir.
Gayrimenkulün , bütçe yılının son üç ayı içinde , örneğin Kasım ayında alındığı durumlarda emlak vergisi beyannamesi gayrimenkulün alındığı tarihten itibaren ”üç ay içerisinde” verilecek (EVK md.23)
* Eşe ve Çocuğa Alınan Gayrimenkul
Gayrimenkulun eş yada çocuğa alınması ancak ödemesinin aile reisi tarafından yapılması halinde ”İvazsız” yani karşılıksız bir intikal söz konusu olur. Bu ise veraset ve intikal vergisine tabidir. Eş yada çocuğun beyanname verip yüzde 5 – 15 arasında oranı değişen , veraset ve intikal vergisini ödemeleri gerekir. Ancak aile reisinin eşe yada çocuğa gayrimenkulün bedelini ”borç olarak” vermesi halinde herhangi bir vergileme söz konusu olamaz .
III – GAYRİMENKULUN SATIŞINDA DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR
* Gayrimenkulün Tapudaki Satış Değeri
2001 yılında satılacak olan gayrimenkul kaça satılacak olursa olsun tapuda ”asgari bir değer” göstermek gerekiyor. Satış sırasında gayrimenkulün 2000 yılındaki emlak vergisine esas değerini asgari yüzde 56 oranında arttırmak zorunluluğu var. Örneğin , 2000 yılındaki emlak vergisi değeri 100 milyar lira olan gayrimenkulü 2001 yılında satarken ister Ocak ayında ister Haziran yada Aralık ayında satılsın , alım satıma esas tapu değerini asgari 156 milyar lira göstermek gerekiyor. Kuşkusuz bu değerin üzerinde gösterilmesinde herhangi bir sakınca yok . yani 200 milyar lirada gösterilebilir. Ancak ona göre harç ödenir.
* Gayrimenkulün Gerçek Satış Değeri
Gayrimenkulunüzün , gerçek satış değerinin , tapu harcına esas olan değerin altında olması halinde gerçek alım satım bedelinin , tapu senedinde ayrıca gösterilmesinin satıcı tarafından talep edilmesi gerekiyor. Bu durumda , tapu harcına esas olan tutar üzerinden harç alınır , ancak tapu senedinde gerçek satış bedeli yazılır.
* Ödenecek Harç
Gayrimenkul satışında , hem satıcı hem de alıcı , tapu harcına esas değer üzerinde, binde 15 oranında harcı ayrı ayrı öderler.
* Kazancın Gelir Vergisi
Gayrimenkulün iktisap yani edinme tarihinden itibaren 4 yıl içinde satılması halinde satıştan doğan kazanç nedeniyle gelir vergisi ödenmesi söz konusu olabilir. Ancak 4 yıllık süre geçtikten sonra satılması halinde kazancın tutarı ne olursa olsun gelir vergisi ödenmez. (GVK geçici Md.56/D-6) Satılan gayrimenkul miras yada hibe yoluyla edinilmişse satış bedeli kaç milyar lira olursa ve ne zaman satılırsa satılsın,ortaya çıkan kazanç nedeniyle gelir vergisi ödenmez.
* Şirketlerin Gayrimenkul Satışı
Şirketlerin ,aktifinde kayıtlı olan gayrimenkulleri elden çıkarmaları halinde,beyan edecekleri asgari değer, ödeyecekleri harç oranı aynen yukarıda olduğu gibidir. Şirketler gayrimenkulün satışı nedeni ile fatura düzenlemek ve ayrıca KDV tahsil etmek zorundadırlar. Gayrimenkul ün satışından doğan kazanç da vergiye tabidir.
Kurumlar vergisi mükellefi olan şirketler,en az 2 yıldır işletmelerinin aktifinde kayıtlı olan gayrimenkulü sattıklarında , satıştan doğan kazancı sermayelerine eklerlerse;
– Gayrimenkul satış kazancı nedeni ile kurumlar vergisi ödemezler.
– Tapu harcı ödemezler.
– Satış işlemi de KDV ye tabi tutulmaz.
Ancak satıştan doğan kazanç nedeni ile yüzde 15 stopaj öderler.(KVK geçicimd.28)
* Satışın Belediyeye Bildirilmesi
Gayrimenkulünü satanlar , ilerde emlak vergisine çöp vergisine yönelik bir takiple karşılaşabilirler. Bunu önlemek için gayrimenkulün satışını yaptıktan hemen sonra ilgili belediyeye bir dilekçe ile durumu bildirmelerinde yarar vardır.
* Gayrimenkulünü Satanların Kazanç Vergisi
Gayrimenkulün iktisap (yani edinme) tarihinden itibaren 4 yıl geciktikten sonra satılması , örneğin 1996 yada daha önceki yıllardan edinilen gayrimenkulün satılması halinde kaç liraya satılırsa satılsın gelir vergisi ödenmeyecek (GVK geçici md.56/D6).
Satılan gayrimenkulün edinme tarihten itibaren 4 yıl içinde satılması halinde ise ortaya çıkan kazanç nedeni ile , gelir vergisi ödenmesi söz konusu olabilecek.
Ancak gayrimenkulün miras yada hibe yoluyla edinildiği durumlarda satış bedeli kaç milyar lira olursa olsun gelir vergisi ödenmez. (GVK geçici md.56/D6)
* Kazancın Hesabı ve Vergisi Değer artışı kazancı olarak nitelendirilen gayrimenkul satışı kazancı ”iktisap tarihinden itibaren 4 yıl içinde satılan” gayrimenkuller için söz konusu.Bu süre geçtikten sonra gayrimenkul kaç liraya satılırsa satılsın gelir vergisi ödenmez.(GVK geçici md.56/D-6).örneğin 10 mart 1997’de satın aldığı gayrimenkulü 9 mart 2001 de satan ve bundan da 50 milyar lira kazanç sağlayan bir kişi bu kazancı nedeniyle gelir vergisi ödeyecek. Oysaki iki gün daha bekleyip 11 mart 2001’de satış yapsaydı 50 milyarlık kazancı nedeni ile 50 lira dahi gelir vergisi ödemeyecekti.
Kazancın hesaplanmasında emlak vergisi beyannamesi esas alınıyor. Örneğin 1998 yılında verilecek emlak vergisi beyannamesinde gösterilen değer ”maliyet bedeli” olarak göz önüne alınıyor. Bu bedel , ekim 1998’den itibaren (gayrimenkulün satıldığı ay hariç) devlet istatistik enstitüsünce (DİE) belirlenen ”toplam eşya fiyat endeksindeki (TEFE) artış oranında artırılarak” tespit olunuyor.
1999 yılı kasım ve aralık ayında emlak vergisi beyannamesini yenileyenlerin yenileme yada yükseltme beyanları değil 1998 yılı beyanı esas alınıyor. Başka bir anlatımla gelir vergisi yönünden kasım ve aralık 1999’da yükseltilen emlak vergisi beyanları hiçbir işe yaramıyor.1998’den sonra alınan gayrimenkullerin ise iktisap bedeli yine DİE tarafından belirlenen TEFE artış oranında yükseltilerek maliyet bedeli bulunur. Maliyet bedeli ile satış bedelinin kıyaslanması sonucu 3,5 milyar lirayı aşan bir kazanç ortaya çıkarsa bu kazanç gelir vergisine tabi olur.
* Verginin Hesabı
Gayrimenkul’ ün satışından doğan ve 3,5 milyar lirayı aşan kazanç kısmı üzerinden ,Gelir vergisi Kanunu’ndaki vergi ”vergi tarifesine göre” yüzde 20-45 arasında değişen gelir vergisi hesaplanır. Gelir vergisinin yüzde 10’u kadar da ”fon payı” tahakkuk ettirilir.
IV – SONUÇ
Gayrimenkul alım-satımında , çok sayıda vergi ve harç ile bağlantılı özel durumlar söz konusu. Alım-satım işlemleri sırasında ve sonrasında bunların göz önüne alınması ve o yönde işlem yapılması , cezalı uygulamalarla ve vergilerle karşılaşmayı önleyebilecek.
Bu arada dikkat edilmesi gereken bir başka husus da 4444 sayılı yasa ile getirilen ve bir kısmı yukarıda açıklanan düzenlemelerin , ileride yeni bir değişiklik olmadığı taktirde, 31.12.2002 tarihinde yürürlükten kalkması ve 1 ocak 2003’ten itibaren 4369 sayılı yasa ile getirilen bazı düzenlemelerin yeniden yürürlüğe girecek olmasıyla ilgili. Bu nedenle, 2003 yılı başından itibaren yeni bir uygulama söz konusu olabilir.
*Arazi Alırken :
Söz konusu arsanın imar durumunun uygunluğu, dikkat etmeniz gereken en önemli husus. Satıcının sözlü beyanı değil, resmi imar durumu belgesini size göstermesi ya da bir fotokopisini vermesi gerekiyor.
Tapu senedi kontrol edilerek; ada, pafta, parseli belirtilen arsanın size gösterilen arsaya tekabül edip etmediğini kontrol ettirmelisiniz.
Arsanın bağlı bulunduğu tapu müdürlüğüne giderek, tapu kütüğüne bakıp, arsanın satışı ile ilgili aleyhte şerh olup olmadığını da kontrol ettirmelisiniz.
Alacağınız arsa hisseli arsa ise, alınan hissenin, hissedar olunan arsa üzerinde tespitini yapmak mümkün değildir. Parselasyonu yapılmışsa, kroki üzerinde noter tarafından tasdik edilmek suretiyle kime satıldığının belirlenmesi düşünülebilir.
Arazi alırken yatırım düşünüldüğünden, uzmana danışmakta çok büyük faydalar olacaktır. Aksi takdirde paranız boşa gidebilir.
Alınan gayrimenkulün tapudaki ve belediyedeki kayıtlarını kontrol edip bir pürüz olup olmadığı araştırılmalıdır. Vergi borçlarına da dikkat edilmelidir.
TAPU İŞLEMLERİ
İşlemlerde İbrazı Gerekli Belgeler :
İşlemin gerektirdiği diğer belgelerin yanında , tapu sicil müdürlüğüne genelde aşağıdaki belgelerin , işlem sırasında ibrazı gerekmektedir.
a) Varsa tapu senedi
b) Fotoğraflı nüfus hüviyeti cüzdanı veya pasaport.
c) Temsil halinde , temsile ilişkin belge ,
d) En geç 6 ay önceden çekilmiş 6×4 ebadında vesikalık fotoğraf.
e) Taşınmaz satışı , ipotek tesisi ve cins tashihlerinden vergi sicil no’ sunu gösteren
belge (tahakkuk fişi vergi kartı gb.) İzlenecek Yol :
Tapu işlemlerinde genelde şu yol izlenmektedir :
a) İlgilisinin gerekli belgelerle birlikte tapu sicil müdürlüğüne müracaatı.
b) Başvuru fişi tanzim edilip , tapu harçlarının müdürlükçe tahakkuk edilip tahsil ettirilmesi.
c) Akitsiz işlemlerde tescil veya terkin istem belgesi , akitli işlemlerde resmi senet tanzim edilerek ilgililere okutulmak veya yetkililerce okunmak suretiyle imzaların alınması.
d) Düzenlenen belgelerin (tapu senedi , ipotek belgesi gb. ) tasdik edilerek ilgiliye verilmesi.
Tapu Sicil Müdürlüğünün Bölgesi Dışındaki Taşınmazların Tapu İşlemlerinin Yapabilmesi
Ayrı tapu sicil müdürlüklerinin yetki alanında bulunan taşınmaz malların müşterek ipotek , taksim , trampa , işlemleri sadece bir tapu sicil müdürlüğünde yetki alınarak yapılabilmektedir.
Bu husus tüm tapu işlemleri için değil , sadece yukarıda yazılan işlemler için söz konusudur. Bu durumda : ilgilerin işlemi yapılmasını istedikleri tapu sicil müdürlüğüne müracaat ederek , taşınmazlara ait bilgi ve işleme ait belgeleri ibraz etmeleri gerekecektir.
Tapu İşlemlerinde Doktor Raporu İstenecek Haller
Tapu sicil müdürlüğünde işlem yapacak kişilerin medeni haklarını kullanmaya ehil olmaları gerekir. Mümeyyiz olamama , akıl hastalığı , akıl zayıflığı , sarhoşluk ve buna benzer haller kişinin medeni haklarını bizzat kullanmasına engel teşkil eder. Bu nedenle bu gibi hallerin varlığından şüpheye düşülürse tapu sicil müdürü hükümet tabipliğinden konu ile ilgili rapor isteyebilecektir. Hükümet tabipliğinde psikiyatri alanında uzman doktorun bulunmaması halinde uzman bir doktor tarafından verilmiş ve hükümet tabipliğince de onaylanmış , raporların işleme kabulü mümkün olabilmektedir.
Tapu sicil tüzüğünde raporun hangi hükümet tabipliğinden alınacağı hususunda bir belirtme bulunmamaktadır. Ancak uygulamada genelde tapu sicil müdürlüğünün bulunduğu yer hükümet tabipliğinden rapor istemektedir. Bununla birlikte ilgilinin ikametinin bulunduğu yer hükümet tabipliğinden alınacak raporunda işleme kabulünün mümkün olabileceği kanaatindeyiz.
Tapu işlemleri için belli bir yaş sınırı var mıdır ?
Önemli olan tapu sicil müdürlüğünde işlem yapacakların medeni haklarını kullanmaya ehli olup olmadıklarının belirlenmesidir. Aksini bir kuşku bir kuşku , ihbar , şüphe veya belge olmaması halinde işlem sahiplerinin hiçbirinden doktor raporu istenmeyecektir. Bu konuda mevzuatın belirlediği bir yaş sınırı da bulunmamaktadır. İşlemde ilgilisinden rapor istenmesi , belli hallerde istisnai bir durum olup , taktiri de tapu sicil müdürüne aittir.
Tapu İşlemlerinin Mali Yönü Beyan edilecek değerlen yönünden
İcra dairelerinin yaptığı satışlar ile mahkeme kararının tescili gibi bazı işlemler dışında tapu işlemlerinin de işleme konu taşınmazı emlak vergisi ile ilişiği kestirilmemekte , tapu harçları , ilgililerin tapu sicil müdürlülüğüne beyan edecekleri değerler üzerinden tahsil edilmektedir. Bu nedenle istisna i haller dışında işlemin vergi dairelerine havalesi de söz konusu değildir.
Tapu harçlarının tahsili ilgilisinin beyanına tabi olmakla birlikte beyan edilen değerlerin , Emlak vergisi beyan değerinin o yıl için belirlenen yeniden değerleme oranı ile çarpımı sonucu bulunan değerden düşük olması gerekir. Tapu sicil müdürlüğü , bildirilen değerin , emlak vergisi değerlerinin o yıl için belirlenen yeniden değerleme oranı ile çarpımı sonucu bulunan değerden düşük olması hususunda ilgilileri sadece uyarmakta bunun dışında söz konusu değerlere bir müdahalesi olmamaktadır. İlgililerce beyan edilen değerinin düşük olması veya aşınmazın emlak vergisi ile ilişiğinin bulunması halinde vergi dairelerince taakuk ettirilecek vergi ve cezalardan devralan ve devredenler mütessilen sorumlu tutulmaktadır. Bu husus düzenlenecek resmi senet veya tescil istem belgelerine yazılarak yetkililerin imzası alınmaktadır. Bu nedenle herhangi bir ek vergi veya ceza ile karşılaşılmaması için işlem için beyan edilecek değerin belediye emlak vergi dairelerine beyan edilen emlak vergisi beyan değerine o yıl için uygulanan yeniden değerleme oranı ile çarpımı sonucu bulunacak değerden düşük olmaması ve işlemden önce taşınmazın emlak vergi ile ilişiğinin kestirilmesinde büyük yarar vardır.

Detaylar

Gayrımenkul Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Türkler, dünyada gayrimenkul edinmeye en düşkün millet olarak biliniyor. İnsanımız, sahip olduğu gayrimenkuller oranında kendisini güvende sayıyor. Konutu olmayanlar, ömür boyu oluşturdukları birikimle mülk edinirken, konutu olanlar da ikinciyi üçüncüyü alıp çocuklarına bırakabilmeyi amaçlıyor. Oysa ülkemizde, vatandaşın kendi imkanlarıyla mülk edinebilmesi çok zor, hatta neredeyse imkansız. İşte bu noktada hükümetlere iş düşüyor. Vatandaşın ev sahibi olma özlemini gerçekleştirecek tek formül, yurt dışındaki yaygın yöntemle, kira öder gibi ev almanın yolunu açmak. Zira, sosyal devlet anlayışında, vatandaşların konut sahibi olmalarını sağlamak ve kolaylaştırmak hükümetlerin temel görevlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bunun yöntemi de, konut edinmek isteyenleri konut kredileriyle desteklemektir. ABD ve Avrupa pazarlarında 45 yıl önce devreye giren mortgage sistemi yaygınlaşmalı, ev almak için toplu paraya ihtiyaç kalmamalıdır. Bankacılık, Amerika ve Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de emlak sektörünün ayrılmaz bir parçası haline gelmelidir. Bugünlerde üstte bahsettiğimiz tabloya paralel gelişmeler nihayet yaşanıyor. Gayrimenkul leasing’i ve ipotek iki yeni enstrüman olarak piyasaya girdi. Yıllarca uzun vadeli kredi olanaklarından yoksun kalan gayrimenkul sektörü, ekonominin düzelmesiyle birlikte, düşen faizlerin de etkisiyle önce 10, sonra da 20 yıllık vadeleri konuşur oldu. Birkaç bankanın öncülüğünde başlayan bu uygulama, yakın geçmişte bir kez daha gündeme gelmişti. Ancak 2000 ve 2001 yılında yaşanan ekonomik krizler dolayısıyla yaygınlaşma fırsatı bulamadı. Ayrıca, o dönemde gerçekçi olmayan bir kredi geri ödeme sistemi uygulanmaktaydı. Bu kez başarılı olabilmek için öncelikle geri ödemede reel inşaat maliyetlerindeki artışın esas alınmalıdır. Konut finansmanının devlet tarafından kooperatiflere aktarılması içinde bulunduğumuz ortamda mümkün olmadığından, gelişmiş ülkelerde yaygın şekilde kullanılan ipotekli konut finansman modeli devreye sokulmalıdır. Nitekim, piyasaların istikrara kavuşmasıyla birlikte, 2003 yılının ikinci yarısından itibaren giderek artan bir şekilde ipotekli konut kredisi verilmeye başlanmıştır. Emlak sektörü eski parlak günlerine dönmek için profesyonelce hareket etmek zorundadır. Gelişmiş batılı ülkelerdeki mekanizmaların ülkemizde de işletilebilmesi için ekonomik istikrarın sağlanmalı, enflasyon aşağı çekilmeli, faiz oranlarının gerilemeli ve gelir dağılımının düzeltilmelidir. Türkiye’de, mortgage’in, yapımı tamamlanmamış konutlar için olduğuna dair yanlış bir algılama vardır. Yurtdışında bu sistem bitmiş konutlarda uygulanmaktadır. Dolayısıyla mortgage bir inşaat finansman modeli değil, vatandaşın konut edinmesini sağlayan bir sistemdir.
GAYRİMENKUL ALIM-SATIMINDA DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR
I – GİRİŞ
Gayrimenkul alanlar ve satanların, Vergi yasalarında ve Harçlar yasasında yer alan bazı özel hükümleri önceden bilmelerinde sayısız yarar var. Gayrimenkul alanların ; aldıkları gayrimenkulün geçmiş yıllarda emlak vergisi borcunun olup olmadığına , tapu değeri gösterilirken belirlenecek tutarın gelir vergisi ve harç yönünden taşıdığı özellikler , verilecek olan ilk emlak vergisi beyannamesi eşe yada çocuğa gayrimenkul alınması gibi hususlar dikkat edilmesi gereken başlıca noktaları oluşturuyor.
Gayrimenkul satanlarında; gayrimenkulün tapudaki satış değeri bu değerin gelir vergisi ve harç yönünden önemi , satıştan doğan kazancın gelir vergisi şirketlerin gayrimenkul satışındaki vergi istisnası gibi hususlarda , satıcının dikkat etmesi gereken noktaları oluşturuyor.
Aşağıda gayrimenkul alanların ve satanların dikkat edecekleri noktalar, ayrı ayrı başlıklar altında ele alınarak açıklanmaya çalışılmıştır.
II – GAYRİMENKULUN ALIMINDA DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR
* Gayrimenkulün Geçmiş Vergi Borcu
Özellikle , kullanılmış gayrimenkul alanların , gayrimenkulün geçmiş yıllardaki emlak vergisinin ödenip ödenmediğini başka bir anlatımla , emlak vergisi borcunun olup olmadığını araştırmalarında yarar vardır.
Bunun en pratik yolu , satıcıdaki makbuzları alıp kontrol etmek ve her ihtimale karşıda birer fotokopisini saklamaktır.
Emlak vergisi Yasası’nın 30.maddesinin son fıkrasına göre ; satış konusu gayrimenkulün , satıldığı yıl ve geçmiş yıllara ait ödenmemiş emlak vergisinin ödenmesinden , alıcı ve satıcı müteselsilen yani zincerleme olarak sorumlu tutulurlar. Gayrimenkulü satın alan kişi , ödediği geçmiş yıl emlak vergilerini faiziyle birlikte daha sonra önceki sahibine rücu edebilir .
* Gayrimenkulün Tapudaki Değeri
Gayrimenkulun tapudaki değeri birkaç açıdan önemlidir.
1 – Gelir Vergisi Açısından Gayrimenkullerin , iktisap yani edinme tarihinden itibaren 4 yıl içinde elden çıkarılmasından sağlanan kazanç ”Değer artışı kazancı” olarak beyan edilip gelir vergisinin ödenmesi gerekiyor (GVK geçici md. 56/D-6) Satın aldığı gayrimenkulü 4 yıl içinde elden çıkarmaları söz konusu olanların , gayrimenkulün maliyet bedeline esas olan , alış bedelini düşük göstermemelerinde yarar var. Aksi halde , 4 yıl içinde satılması sonucu ortaya gerçeğin de üzerinde bir kar çıkar.
2 – Harç Yönünden 2001 yılı başından itibaren gayrimenkullerin harca esas olan değeri yüzde 56 oranında arttı. Gayrimenkulün gerçek alış bedelinin tapu harcına esas olan tutardan düşük olması halinde , gerçek alış bedelinin tapu senedine yazılmasını tapu işlemleri sırasında talep etmek mümkündür. Bu durum özellikle kamu görevlilerini ”mal beyanı” yönünde önümüzdeki yıllarda da , vergi mükelleflerini de ”nereden buldun” sorgulaması yönünden ilgilendiriyor.
3 – Harcın Oranı Yönünden
Gayrimenkul alımı sırasında , hem alıcı hem de satıcı ; Tapu harcına esas değer üzerinden binde 15 oranında harcı ayrı ayrı öderler.
2007 Yılı Gayrimenkul Harçları : Oran (Binde)
Gayrimenkul alım-satımında (alıcı veya satıcı ayrı ayrı) : 15
Gayrimenkullerin,sermaye şirketlerine sermaye olarak konulması : 36
Yapı kooperatiflerinin,ortaklarına dağıttığı gayrimenkullerin tapu işlerinde : 1,8
Gayrimenkullerin mirasçılara intikalinde : 9
Gayrimenkullerin ifraz,taksim ve birleştirme işlerinden : 9
Gayrimenkul ipoteğinden sağlanan borç miktarı üzerinden : 3,6
Kira sözleşmelerinde,kira süresinin tapuya tescilinde,hesaplanacak kira tutarı üzerinden, sözleşme yoksa bir yıllık kira bedeli üzerinden : 5,4
Arazi ve arazi üzerine yeniden inşa olunan binaların tescilindeemlak (bina) vergisi değeri üzerinden : 15
Gayrimenkullerin,ölünceye kadar bakma anlaşmasına dayanarakedinilmesinde, emlak vergisi değeri üzerinden : 15
* Emlak Vergisi Beyannamesi
Gayrimenkul alanların “o yılın sonuna kadar” emlak vergisi beyannamesi vermeleri gerekiyor.buna göre örneğin ocak 2007’de gayrimenkul alanların en geç 31 aralık 2007’e kadar emlak vergisi beyannamesi vermeleri gerekiyor. (EVK md. 23/c) emlak vergisi ise izleyen yılda yani 2008 den itibaren ödenmeye başlanacak. Satıldığı yılın emlak vergisini ise satıcı ödeyecektir.
Gayrimenkulün , bütçe yılının son üç ayı içinde , örneğin Kasım ayında alındığı durumlarda emlak vergisi beyannamesi gayrimenkulün alındığı tarihten itibaren ”üç ay içerisinde” verilecek (EVK md.23)
* Eşe ve Çocuğa Alınan Gayrimenkul
Gayrimenkulun eş yada çocuğa alınması ancak ödemesinin aile reisi tarafından yapılması halinde ”İvazsız” yani karşılıksız bir intikal söz konusu olur. Bu ise veraset ve intikal vergisine tabidir. Eş yada çocuğun beyanname verip yüzde 5 – 15 arasında oranı değişen , veraset ve intikal vergisini ödemeleri gerekir. Ancak aile reisinin eşe yada çocuğa gayrimenkulün bedelini ”borç olarak” vermesi halinde herhangi bir vergileme söz konusu olamaz .
III – GAYRİMENKULUN SATIŞINDA DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR
* Gayrimenkulün Tapudaki Satış Değeri
2001 yılında satılacak olan gayrimenkul kaça satılacak olursa olsun tapuda ”asgari bir değer” göstermek gerekiyor. Satış sırasında gayrimenkulün 2000 yılındaki emlak vergisine esas değerini asgari yüzde 56 oranında arttırmak zorunluluğu var. Örneğin , 2000 yılındaki emlak vergisi değeri 100 milyar lira olan gayrimenkulü 2001 yılında satarken ister Ocak ayında ister Haziran yada Aralık ayında satılsın , alım satıma esas tapu değerini asgari 156 milyar lira göstermek gerekiyor. Kuşkusuz bu değerin üzerinde gösterilmesinde herhangi bir sakınca yok . yani 200 milyar lirada gösterilebilir. Ancak ona göre harç ödenir.
* Gayrimenkulün Gerçek Satış Değeri
Gayrimenkulunüzün , gerçek satış değerinin , tapu harcına esas olan değerin altında olması halinde gerçek alım satım bedelinin , tapu senedinde ayrıca gösterilmesinin satıcı tarafından talep edilmesi gerekiyor. Bu durumda , tapu harcına esas olan tutar üzerinden harç alınır , ancak tapu senedinde gerçek satış bedeli yazılır.
* Ödenecek Harç
Gayrimenkul satışında , hem satıcı hem de alıcı , tapu harcına esas değer üzerinde, binde 15 oranında harcı ayrı ayrı öderler.
* Kazancın Gelir Vergisi
Gayrimenkulün iktisap yani edinme tarihinden itibaren 4 yıl içinde satılması halinde satıştan doğan kazanç nedeniyle gelir vergisi ödenmesi söz konusu olabilir. Ancak 4 yıllık süre geçtikten sonra satılması halinde kazancın tutarı ne olursa olsun gelir vergisi ödenmez. (GVK geçici Md.56/D-6) Satılan gayrimenkul miras yada hibe yoluyla edinilmişse satış bedeli kaç milyar lira olursa ve ne zaman satılırsa satılsın,ortaya çıkan kazanç nedeniyle gelir vergisi ödenmez.
* Şirketlerin Gayrimenkul Satışı
Şirketlerin ,aktifinde kayıtlı olan gayrimenkulleri elden çıkarmaları halinde,beyan edecekleri asgari değer, ödeyecekleri harç oranı aynen yukarıda olduğu gibidir. Şirketler gayrimenkulün satışı nedeni ile fatura düzenlemek ve ayrıca KDV tahsil etmek zorundadırlar. Gayrimenkul ün satışından doğan kazanç da vergiye tabidir.
Kurumlar vergisi mükellefi olan şirketler,en az 2 yıldır işletmelerinin aktifinde kayıtlı olan gayrimenkulü sattıklarında , satıştan doğan kazancı sermayelerine eklerlerse;
– Gayrimenkul satış kazancı nedeni ile kurumlar vergisi ödemezler.
– Tapu harcı ödemezler.
– Satış işlemi de KDV ye tabi tutulmaz.
Ancak satıştan doğan kazanç nedeni ile yüzde 15 stopaj öderler.(KVK geçicimd.28)
* Satışın Belediyeye Bildirilmesi
Gayrimenkulünü satanlar , ilerde emlak vergisine çöp vergisine yönelik bir takiple karşılaşabilirler. Bunu önlemek için gayrimenkulün satışını yaptıktan hemen sonra ilgili belediyeye bir dilekçe ile durumu bildirmelerinde yarar vardır.
* Gayrimenkulünü Satanların Kazanç Vergisi
Gayrimenkulün iktisap (yani edinme) tarihinden itibaren 4 yıl geciktikten sonra satılması , örneğin 1996 yada daha önceki yıllardan edinilen gayrimenkulün satılması halinde kaç liraya satılırsa satılsın gelir vergisi ödenmeyecek (GVK geçici md.56/D6).
Satılan gayrimenkulün edinme tarihten itibaren 4 yıl içinde satılması halinde ise ortaya çıkan kazanç nedeni ile , gelir vergisi ödenmesi söz konusu olabilecek.
Ancak gayrimenkulün miras yada hibe yoluyla edinildiği durumlarda satış bedeli kaç milyar lira olursa olsun gelir vergisi ödenmez. (GVK geçici md.56/D6)
* Kazancın Hesabı ve Vergisi Değer artışı kazancı olarak nitelendirilen gayrimenkul satışı kazancı ”iktisap tarihinden itibaren 4 yıl içinde satılan” gayrimenkuller için söz konusu.Bu süre geçtikten sonra gayrimenkul kaç liraya satılırsa satılsın gelir vergisi ödenmez.(GVK geçici md.56/D-6).örneğin 10 mart 1997’de satın aldığı gayrimenkulü 9 mart 2001 de satan ve bundan da 50 milyar lira kazanç sağlayan bir kişi bu kazancı nedeniyle gelir vergisi ödeyecek. Oysaki iki gün daha bekleyip 11 mart 2001’de satış yapsaydı 50 milyarlık kazancı nedeni ile 50 lira dahi gelir vergisi ödemeyecekti.
Kazancın hesaplanmasında emlak vergisi beyannamesi esas alınıyor. Örneğin 1998 yılında verilecek emlak vergisi beyannamesinde gösterilen değer ”maliyet bedeli” olarak göz önüne alınıyor. Bu bedel , ekim 1998’den itibaren (gayrimenkulün satıldığı ay hariç) devlet istatistik enstitüsünce (DİE) belirlenen ”toplam eşya fiyat endeksindeki (TEFE) artış oranında artırılarak” tespit olunuyor.
1999 yılı kasım ve aralık ayında emlak vergisi beyannamesini yenileyenlerin yenileme yada yükseltme beyanları değil 1998 yılı beyanı esas alınıyor. Başka bir anlatımla gelir vergisi yönünden kasım ve aralık 1999’da yükseltilen emlak vergisi beyanları hiçbir işe yaramıyor.1998’den sonra alınan gayrimenkullerin ise iktisap bedeli yine DİE tarafından belirlenen TEFE artış oranında yükseltilerek maliyet bedeli bulunur. Maliyet bedeli ile satış bedelinin kıyaslanması sonucu 3,5 milyar lirayı aşan bir kazanç ortaya çıkarsa bu kazanç gelir vergisine tabi olur.
* Verginin Hesabı
Gayrimenkul’ ün satışından doğan ve 3,5 milyar lirayı aşan kazanç kısmı üzerinden ,Gelir vergisi Kanunu’ndaki vergi ”vergi tarifesine göre” yüzde 20-45 arasında değişen gelir vergisi hesaplanır. Gelir vergisinin yüzde 10’u kadar da ”fon payı” tahakkuk ettirilir.
IV – SONUÇ
Gayrimenkul alım-satımında , çok sayıda vergi ve harç ile bağlantılı özel durumlar söz konusu. Alım-satım işlemleri sırasında ve sonrasında bunların göz önüne alınması ve o yönde işlem yapılması , cezalı uygulamalarla ve vergilerle karşılaşmayı önleyebilecek.
Bu arada dikkat edilmesi gereken bir başka husus da 4444 sayılı yasa ile getirilen ve bir kısmı yukarıda açıklanan düzenlemelerin , ileride yeni bir değişiklik olmadığı taktirde, 31.12.2002 tarihinde yürürlükten kalkması ve 1 ocak 2003’ten itibaren 4369 sayılı yasa ile getirilen bazı düzenlemelerin yeniden yürürlüğe girecek olmasıyla ilgili. Bu nedenle, 2003 yılı başından itibaren yeni bir uygulama söz konusu olabilir.
*Arazi Alırken :
Söz konusu arsanın imar durumunun uygunluğu, dikkat etmeniz gereken en önemli husus. Satıcının sözlü beyanı değil, resmi imar durumu belgesini size göstermesi ya da bir fotokopisini vermesi gerekiyor.
Tapu senedi kontrol edilerek; ada, pafta, parseli belirtilen arsanın size gösterilen arsaya tekabül edip etmediğini kontrol ettirmelisiniz.
Arsanın bağlı bulunduğu tapu müdürlüğüne giderek, tapu kütüğüne bakıp, arsanın satışı ile ilgili aleyhte şerh olup olmadığını da kontrol ettirmelisiniz.
Alacağınız arsa hisseli arsa ise, alınan hissenin, hissedar olunan arsa üzerinde tespitini yapmak mümkün değildir. Parselasyonu yapılmışsa, kroki üzerinde noter tarafından tasdik edilmek suretiyle kime satıldığının belirlenmesi düşünülebilir.
Arazi alırken yatırım düşünüldüğünden, uzmana danışmakta çok büyük faydalar olacaktır. Aksi takdirde paranız boşa gidebilir.
Alınan gayrimenkulün tapudaki ve belediyedeki kayıtlarını kontrol edip bir pürüz olup olmadığı araştırılmalıdır. Vergi borçlarına da dikkat edilmelidir.
TAPU İŞLEMLERİ
İşlemlerde İbrazı Gerekli Belgeler :
İşlemin gerektirdiği diğer belgelerin yanında , tapu sicil müdürlüğüne genelde aşağıdaki belgelerin , işlem sırasında ibrazı gerekmektedir.
a) Varsa tapu senedi
b) Fotoğraflı nüfus hüviyeti cüzdanı veya pasaport.
c) Temsil halinde , temsile ilişkin belge ,
d) En geç 6 ay önceden çekilmiş 6×4 ebadında vesikalık fotoğraf.
e) Taşınmaz satışı , ipotek tesisi ve cins tashihlerinden vergi sicil no’ sunu gösteren
belge (tahakkuk fişi vergi kartı gb.) İzlenecek Yol :
Tapu işlemlerinde genelde şu yol izlenmektedir :
a) İlgilisinin gerekli belgelerle birlikte tapu sicil müdürlüğüne müracaatı.
b) Başvuru fişi tanzim edilip , tapu harçlarının müdürlükçe tahakkuk edilip tahsil ettirilmesi.
c) Akitsiz işlemlerde tescil veya terkin istem belgesi , akitli işlemlerde resmi senet tanzim edilerek ilgililere okutulmak veya yetkililerce okunmak suretiyle imzaların alınması.
d) Düzenlenen belgelerin (tapu senedi , ipotek belgesi gb. ) tasdik edilerek ilgiliye verilmesi.
Tapu Sicil Müdürlüğünün Bölgesi Dışındaki Taşınmazların Tapu İşlemlerinin Yapabilmesi
Ayrı tapu sicil müdürlüklerinin yetki alanında bulunan taşınmaz malların müşterek ipotek , taksim , trampa , işlemleri sadece bir tapu sicil müdürlüğünde yetki alınarak yapılabilmektedir.
Bu husus tüm tapu işlemleri için değil , sadece yukarıda yazılan işlemler için söz konusudur. Bu durumda : ilgilerin işlemi yapılmasını istedikleri tapu sicil müdürlüğüne müracaat ederek , taşınmazlara ait bilgi ve işleme ait belgeleri ibraz etmeleri gerekecektir.
Tapu İşlemlerinde Doktor Raporu İstenecek Haller
Tapu sicil müdürlüğünde işlem yapacak kişilerin medeni haklarını kullanmaya ehil olmaları gerekir. Mümeyyiz olamama , akıl hastalığı , akıl zayıflığı , sarhoşluk ve buna benzer haller kişinin medeni haklarını bizzat kullanmasına engel teşkil eder. Bu nedenle bu gibi hallerin varlığından şüpheye düşülürse tapu sicil müdürü hükümet tabipliğinden konu ile ilgili rapor isteyebilecektir. Hükümet tabipliğinde psikiyatri alanında uzman doktorun bulunmaması halinde uzman bir doktor tarafından verilmiş ve hükümet tabipliğince de onaylanmış , raporların işleme kabulü mümkün olabilmektedir.
Tapu sicil tüzüğünde raporun hangi hükümet tabipliğinden alınacağı hususunda bir belirtme bulunmamaktadır. Ancak uygulamada genelde tapu sicil müdürlüğünün bulunduğu yer hükümet tabipliğinden rapor istemektedir. Bununla birlikte ilgilinin ikametinin bulunduğu yer hükümet tabipliğinden alınacak raporunda işleme kabulünün mümkün olabileceği kanaatindeyiz.
Tapu işlemleri için belli bir yaş sınırı var mıdır ?
Önemli olan tapu sicil müdürlüğünde işlem yapacakların medeni haklarını kullanmaya ehli olup olmadıklarının belirlenmesidir. Aksini bir kuşku bir kuşku , ihbar , şüphe veya belge olmaması halinde işlem sahiplerinin hiçbirinden doktor raporu istenmeyecektir. Bu konuda mevzuatın belirlediği bir yaş sınırı da bulunmamaktadır. İşlemde ilgilisinden rapor istenmesi , belli hallerde istisnai bir durum olup , taktiri de tapu sicil müdürüne aittir.
Tapu İşlemlerinin Mali Yönü Beyan edilecek değerlen yönünden
İcra dairelerinin yaptığı satışlar ile mahkeme kararının tescili gibi bazı işlemler dışında tapu işlemlerinin de işleme konu taşınmazı emlak vergisi ile ilişiği kestirilmemekte , tapu harçları , ilgililerin tapu sicil müdürlülüğüne beyan edecekleri değerler üzerinden tahsil edilmektedir. Bu nedenle istisna i haller dışında işlemin vergi dairelerine havalesi de söz konusu değildir.
Tapu harçlarının tahsili ilgilisinin beyanına tabi olmakla birlikte beyan edilen değerlerin , Emlak vergisi beyan değerinin o yıl için belirlenen yeniden değerleme oranı ile çarpımı sonucu bulunan değerden düşük olması gerekir. Tapu sicil müdürlüğü , bildirilen değerin , emlak vergisi değerlerinin o yıl için belirlenen yeniden değerleme oranı ile çarpımı sonucu bulunan değerden düşük olması hususunda ilgilileri sadece uyarmakta bunun dışında söz konusu değerlere bir müdahalesi olmamaktadır. İlgililerce beyan edilen değerinin düşük olması veya aşınmazın emlak vergisi ile ilişiğinin bulunması halinde vergi dairelerince taakuk ettirilecek vergi ve cezalardan devralan ve devredenler mütessilen sorumlu tutulmaktadır. Bu husus düzenlenecek resmi senet veya tescil istem belgelerine yazılarak yetkililerin imzası alınmaktadır. Bu nedenle herhangi bir ek vergi veya ceza ile karşılaşılmaması için işlem için beyan edilecek değerin belediye emlak vergi dairelerine beyan edilen emlak vergisi beyan değerine o yıl için uygulanan yeniden değerleme oranı ile çarpımı sonucu bulunacak değerden düşük olmaması ve işlemden önce taşınmazın emlak vergi ile ilişiğinin kestirilmesinde büyük yarar vardır.

Detaylar